5 Temmuz 2009 Pazar

Dua Kavramı


Dua, dil açısından çağırmak, seslenmek, istemek, davet etmek, yardım talep etmek, isim vermek, yalvarmak, yakarmak, sığınmak manalarına gelir.

Kavram açısından duânın tanımı şöyle yapılmıştır:

"Dua, kulun bütün benliği ile Cenab-ı Hakka yönelerek bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını Allah'ı medh ve sena ederek, acz ve ihtiyacını ifade eden bir dille O'ndan istek ve dilekte bulunmasıdır."

Dua, insanla Allah arasında bir haberleşme ya da iletişim olarak da tanımlanabilir. Görünüşte bu haberleşme tek yönlü gibidir; fakat duada, sadece dua eden tarafından anlaşılabilecek bir yol ile Allah'ın buna cevap vereceği beklentisi ve umudu vardır.

Vahiy Allah ile insan arasında cereyan eden yukarıdan aşağıya(burada yukarıdan kastımız Arş-ı Ala'dır. Yoksa Göktanrı inancındaki gibi bir yaratıcı kavramı düşünülemez.), Allah'tan insana doğru olan bir çeşit özel konuşmadır. Dua ise, insan ile Allah arasında cereyan eden, aşağıdan yukarıya doğru olan özel bir çeşit konuşmadır.

Dua, kuldan Allah'a bir yakarış ve sığınma, Allah'tan kula merhamet, bağış ve koruma olarak da tanımlanabilir.

İslam'a göre hayat, yaradanla yaratılan arasında bir ilişki olduğundan, insanın bütün faaliyetleri, farkında olsun veya olmasın, bir duadır. Kur'an-ı Kerim bunu şöyle açıklar:

" De ki: 'Sizin duanız olmasaydı, Rabbim size değer verir miydi ?' (Furkan: 77. Ayet) "

Dua ile olan Allah-insan diyaloğunda Allah, kuluna hiç şaşmadan cevap verir. Allah kuluna şah damarından daha yakın olduğu için dua faaliyetinde insanın bağırıp çağırmasına, dövünmesine, süslü kelimeler, düzenli kafiyeli kelimeler kurmasına hiç gerek yoktur. Dua'da önemli olan kelimeler değil, ihlas ve samimiyettir.

Allah Rasûlü (s.a.v), Mekke'den Taif'e tebliğ amacı ile gitmişti. Taif'te taşlandı, başından ve ayaklarından yaralandı. Geri dönerken yolda sığındığı bir bağda şu duayı yapmıştır:

"Allah'ım ! Kuvvetimin zaafa uğradığını, çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor görüldüğümü ancak sana arz eder, sana şikayet ederim.

Ey merhametlilerin en merhametlisi ! Mazlumların Rabbi Sensin!

Allah'ım ! Huysuz, yüzsüz bir düşman eline beni düşürmeyecek, hatta hayatımın dizginlerini eline verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmayacak kadar bana merhametlisin.

Allah'ım ! Eğer bana karşı azaplı değilsen, çektiğim minnetlere, belalara hiç aldırmam. Fakat, senin esirgeyiciliğin bunları göstermeyecek kadar geniştir. Sana sığınırım. Senin cemâlinin nuruna sığınırım. Bütün karanlıkları parlatan, dünya ve ahiret işlerinin ıslahının yalnız O'na bağlı olduğu Nûr'a sığınırım.

Allah'ım ! Sen razı olasıya dek affını diliyorum. Bütün kuvvet, her türlü kudret ancak sendendir."

Dua ve davamızın başı da sonu da Allah'a hamd etmektir.

KAYNAK : Duanın Esrarı - Rauf Pehlivan GÜR
18 Muharrem 1424 / 21 Mart 2003
İSTANBUL

---

Kardeşlerim bu yazıyı çok beğendiğim için okuduğum bir kitaptan size naklettim. İnşaallah Peygamber Efendimizin (a.s.m) duası ile siz de istifade ettiniz.

İnşaallah artık duaların yanı sıra size böyle dua ile ilgili konular da nakledeceğim.

Allah'a emanet olunuz.


0 yorum:

Yorum Gönder

Uyarı: Yorumlar önce yönetici onayından geçmektedir. Reklam içerikli ve İslam Ahlakına aykırı yorumlar silinecektir. İyi niyetli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Google hesabı olmayan arkadaşlar yorumlama biçimini Adı/URL seçip yorum yazabilirler. URL'yi boş bırakabilirsiniz.