Duanın Adabı
İslami kaynaklarda diğer ibadetlerde olduğu gibi içinde şeklî ve ahlaki bazı şartlara riayet edilmesi istenmiştir. Buna göre eden kişinin konumuna uygun bir edep içinde olması gerekir. Nitekim bir nevi olan namazda kulun nasıl hareket edeceği tarif edilmiştir. Bu hareketler dış görünüş bakımından insanın saygı ve sığınma tavrını belli bir disiplin içine almıştır ve özü itibarıyla Allah'ın huzurunda güçsüzlüğünü, noksanını kabulü, hamd, şükür ve yardım isteklerini sunmayı ifade eder. Namazda ve her türlü davranışında edebin esasını kulun kibir, gösteriş, kabalık ve gaflet gibi ahlaki kusurlardan temizlenmesini teşkil eder. Bir ayete göre Allah'ın huzurunda olanlar büyüklenmezler, aksine O'nun büyüklüğünü anarak secde ederler. Yine Allah'ı anan kimsenin huşu içinde yalvarma vaziyeti alması, O'nu saygıyla ve sesini yükseltmeden anması gerekir; aksini yapmak ise gaflettir. (A 'raf' 205-206). nın gönülden ve gizlice yapılmasını isteyen başka bir ayette de bunun aksine bir hareket, Allah'ın hoşlanmadığı bir iş ve haddi aşmak olarak nitelendirilmİştir. Kul ederken Allah'a karşı korku ve saygı içİnde ve ümitli olmalıdır. (A 'raf: 55-56). Yüksek sesle tekbir getirmeye başlayan bazı müslümanlara Hz. Peygamber engel olmuş ve "Sizler sağır ve uzaktaki birine değil, her şeyi duyan ve gören Allah'a ediyorsunuz demiştir. (Buhari, Deavat: 50) Bu konuyla ilgili bir ayette Allah'ın insanlara yakın olduğu, edenin sına karşılık verdiği belirtilmiştir.(Bakara: 186)
Allah Rasulü (s.a.v.) ayrıca kişinin yı duyarlı bir kalble yapmasını, isteğini kesin ve sade bir dille belirtmesini, kabulü için acele etmeyip taleplerine ısrarla devam etmesini, yerine göre isteklerini üç kez tekrarlamasını tavsiye etmiştir. (Buhari, Deavat: 20 22)
İmam Gazali adabının şartlarını on madde halinde şöyle sıralamıştır:
1. Şerefli Vakitleri Aramak:
Sene içerisinde arefe günleri, aylarda Ramazan ayı, haftada Cuma günü ve gecelerde seher vakti gibi.
Nitekim Kur'an-ı Kerım'de "Seher vaktinde onlar istiğfar ederler." (zariyat: 18) buyurulmuştur.
Hz. Peygamber de şöyle buyurmuştur:
"Gecenin üçte biri kaldığı zaman, Allah Teala, birinci kat semaya tecelli ederek oradan kullarına
hitaben "Yok mu istiğfar eden? Onu affedeyim. Yok mu isteyen? Dilediğini vereyim. Yok mu eden?
sını kabul edeyim." buyurur. (Buhari, Deavat:52)
Hatta Yakup (a.s.), kendisinden istiğfar dileyen oğullarına karşı: "Sizin için Rabbime istiğfar
ederim." (Yusuf" 98) buyurması, ların kabul olacağı seher vaktini beklemek içindi.
2. Şerefli Hallerden İstifade Etmek:
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Ezan ile kamet arasında yapılan reddolunmaz." (Tirmizi, Nesai)
Ebu Hureyre (r.a.) şöyle buyuruyor: "Gök kapıları, İslam ordusu ile kÜffar ordusunun karşılaştığı, yağmurun yağdığı ve farz namazlarının kılındığı esnalarda açılır. Bu vakitleri ganimet bilerek edin."
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
"Oruçlunun sı reddolunmaz." (Tirmizi)
"Kulun, Allah'a en çok yakın olduğu hal, secde halidir. Secdede Allah'a çok edin." (Müslim)
"Rüku ile secdede Kur'an okumaktan men olundum. Rükuda Rabbinizi ta'zim edin; secdede ise, edin.
Çünkü secde hali ların kabulüne en uygun olan haldir." (Müslim)
3. Kıbleye Dönerek Dua Etmek:
Cabir b. Abdillah (r.a.) Hz. Peygamber(s.a.v.)'in Arafat'ta kıbleye dönerek akşama kadar ettiğini rivayet etmiştir.
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyuruyor:
"Bazı kimseler, namazda gözlerini göğe dikerek etmekten vazgeçsinler. Yoksa, Allah onların
gözlerinin ziyasını alır." (Müslim, Salat: 26)
Enes (r.a.) rivayet ediyor:
"Allah Rasulü ettiği zaman koltuk altı görününceye kadar ellerini kaldırır ye da parmaklarıyla işaret etmezdi." (Müslim) Konu ile ilgili İbni Abbas(r.a.)'ın rivayeti de şöyledir:
Hz. Peygamber (s.a.v.) ettiği zaman avuçlarını bitiştirir ve iç kısmını yüzüne doğru çevirirdi.
4. Duayı Gizlice Yani Hafif Sesle Yapmak:
Cenab-ı Hak (c.c.) şöyle buyuruyor:
"Siz Rabbinize gönülden ve gizlice edin." (A 'raf" 55)
"Zekeriyya, Rabbine gizlice etmişti." (Meryem: 3)
Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor:
"Gizli olarak yapılan bir , açıkça yapılan yetmiş ya bedeldir." (Feydu'l-Kadir: 3/527) .
5. Duada Yapmacık Sözlerden Sakınmak:
eden kimse, kapıdaki dilenci gibidir. Tevazuyla, samimiyetle istemeli, yapmacık sözlerden kaçınmalıdır.
Cenab-ı Hak (c.c.) buyuruyor:
"Rabbinize gönülden ve gizlice edin. O, aşırı gidenleri sevmez." (A'raf: 55)
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyuruyor:
"da yapmacık sözlerden kaçının. "Allahım! Senden cenneti ve beni cennete yaklaştıracak söz ve ameli diler, cehennemden ve cehenneme yaklaştıracak söz ve işlerden sana sığınırım." demek yeterlidir.
İleride öyle insanlar gelecek ki, onlar ve temizlikte haddi aşacaklardır."
6. Huşu ve Tevazu ile Dua Etmek:
Huşu içinde Allah'tan korkarak ve kabulünü umarak ısrarla etmektir. Huşu, Allah'ın büyüklüğü, kudreti ve celali karşısında kulun, hiçliğini, acizliğini hissetmesi ve bu
duygu ile kalbin son derece saygı içerisinde olmasıdır. Huşunun insan bedenindeki tezahürü ise
bedendeki sakinlik, vakar ve ileri derecedeki tevazudur.
Mü'min, devamlı kalben Allah'ı zikrederek huşu içinde olmalıdır. Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:
"Mü'minler için hala vakit gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikrine ve inen hakka karşı huşu içinde
olsun ve bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinnden uzun zaman geçmekle kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmasınlar." (Hadid: 16)
7. Duada Azimli Ve Ümitli Olmak:
ederken azimli ve kabul edileceğini ümit ederek Allah'a karşı hüsn-ü zanda bulunmak.
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyuruyor:
" ettiğimiz zaman: "Allah'ım! Dilersen beni affet, dilersen bana rahmet et" demeyin. İsteyeceğinizi kat'i surette Allah'tan isteyin. Zaten onu icbar edecek hiçbir kuvvet yoktur." (Buhari-Müslim)
"Sizden biri ettiği zaman kabul olunacağına büyük ümit beslesin. Çünkü onun kabulü Allah için kolaydır." (İbn-i Hibban)
8.Tekrar Tekrar İsteyerek Duada Israr Etmek:
İbn-i Mes'ud (r.a.) rivayet ediyor:
"Hz. Peygamber (s.a.v.) ettiği zaman üç kere ederdi. Allah'tan bir şey istediği zaman üç kere isterdi.
Hz. Peygamber (s.a.v.) buyuruyor: Allah Teala nızı kabul eder. Ta ki " ettim, hala kabul olmadı" deyip acele etmedikçe. Allah'tan çok isteyin. Çünkü siz kerem sahibinden istiyorsunuz." (Buhari)
Sizden biriniz bir şey isteyip dileği kabul olunduğu zaman "İyiliklerin, nimetiyle tamamlandığı Allah'a hamdederim." desin. Şayet kabul edilmemiş dilekleri varsa, "Her hâl ü kârda yine Allah'a hamdederim" desin. (Beyhaki)
9. Duaya Besmele İle Başlamak:
ya önce Allah'ın adını anarak, sonra Allah'a hamdederek, sonra Rasulüne salat u selam getirerek başlamak gerekir. Selem bin Akva anlatıyor:
"Allah Rasulü'nün "Subhane Rabbiye'l- 'aliyyi'l a'le'l-vehhab" demeden hiçbir ya başladığını duymadım." (Hakim: 1/498)
"Biriniz ederken, Allah'a hamd ve O'na sena ederek başlasın, sonra Allah Rasulü'ne salat u selam okusun, sonra da dilediğini istesin." (Tirmizi, Deavat: 66)
10. yı İç Edeple Yapmak:
Bu da tevbe etmek, helalleşmek ve bütün himmetini Allah'a bağlamaktır. nın kabul olmasında en güçlü faktör budur. (Gazali, İhya 1/280)
Kaynak : Rauf Pehlivan - nın Esrarı
3 yorum:
Uyarı: Yorumlar önce yönetici onayından geçmektedir. Reklam içerikli ve İslam Ahlakına aykırı yorumlar silinecektir. İyi niyetli yorumlarınız için şimdiden teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Google hesabı olmayan arkadaşlar yorumlama biçimini Adı/URL seçip yorum yazabilirler. URL'yi boş bırakabilirsiniz.