13 Ekim 2010 Çarşamba

Dua Paylaşımı

İyi Günler Arkadaşlar,

Dua Günlüğü'ne gelen yorumlar bizi oldukça sevindiriyor. Her gün onlarca yorum alıyoruz. Dua okumak isteyen insanlarla dua paylaşımı yapmak isteyen insanlar buraya toplanıyor. Biz de elimizden geldiği kadar dua paylaşımı yaptık.

Uzun bir süredir Dua Paylaşımı yapamıyoruz. Zamanımız buna el vermiyor malesef. Dua paylaşımı yapmak isteyen kişilere de mani olmak istemiyoruz. Hem bir çok kişi bizden dua paylaşımı yapmamızı istiyor.

Bize Dua Paylaşımı konusunda yardım etmek isteyen arkadaşlarımız olursa bizim ile irtibata geçebilirler.

İrtibat için cubbelihoca@hotmail.com.tr adresine mail atabilirler. Dua Videosu, Dua Mp3, Dua Metni vs. her şeyi paylaşabilirsiniz.

Katkılarınızı bekliyoruz.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Dua Günlüğüne Ait Facebook Grubu Açıldı

Selamün Aleyküm Arkadaşlar,

Dua Günlüğü'ne ait facebook hayran sayfamız açıldı. İlgi duyan arkadaşlarımız aşağıdaki linkten facebook grubumuza katılabilirler. Burada Dua Videoları yayınlamayı da düşünüyoruz.

Konu hakkındaki yorumlarınızı da bize belirtirseniz gerekli konuları tartışırız.

Hayran Sayfası : http://www.facebook.com/pages/Dua-Gunlugu/117840668247780

19 Aralık 2009 Cumartesi

Dua'nın Kaynağı Hadistir

Selamün Aleyküm Arkadaşlar

Şöyle bir baktımda 10 Kasım gününden bu yana hiçbir paylaşımımız olmamış. Çok yoğun çalışmalarımdan dolayı yazmaya fırsat bulamadığım için sizlerden özür diliyorum.

Çalışmalarım dedim. Onlardan biraz bahsedeyim.

Dua'nın kaynağının hadis olduğu aşikar bir gerçek nitekim Kur'an bile Rasulullah'ın(a.s.m) bize aktardıkları vahiy değil mi ? İşte hem Kur'an-ı Kerim'de hem de Hadis'te duaya ne kadar önem verildiğine dair bir çok yazılar yazdık.

Çalışma sürecim hadis sitesi üzerine idi. 6.000 e yakın kütüb-i sitte hadislerini bir araya getirdik kategorilendirdik. Ravileri ve Kaynaklarıyla güzel bir site yaptık. Şu an sitenin bir kaç eksiği mevcut. Onları da zamanla gidereceğiz.

En önemli eksiği site içi arama olmaması. Onun üzerinde de çalışmalarım devam ediyor.

Google şu an için sadece anasayfamızı indekslemiş. Yani arama sonuçlarında daha çıkmıyor sitemiz. O yüzden sizin desteğinize ihtiyacımız var. Arkadaşlarınıza tavsiyeleriniz ve sitemizin ziyaretçi sayısının artması Google'ın siteyi daha hızlı indekslemesine vesile olacak. Çünkü Google algoritması sitede ziyaretçilerin geçirdiği süreyi hesaplayabiliyor. Ne kadar çok gezen olursa da site değerlidir diyor Google. Böylelikle indeksi hızlandırıyor.

Gelelim sitemizin adresine. www.ilkvahiy.net sitemiz artık bir İslami Kültür Forumu olma yolunda ilerliyor. Biz de sitemiz üzerinde her geçen gün çalışıyoruz. Hadis sitemiz ise http://hadis.ilkvahiy.net olarak subdomaine kurduk. Bu adresten 6.000 e yakın hadisi okumanız mümkün. Kaynaklarıyla eş zamanlı olarak facebookta arkadaşlarınızla paylaşabilir ve yazıcıdan çıktı alabilirsiniz. Yakında hadisi e-mail olarak gönderme sistemi de kurulacaktır.

Dua'nın Kaynağı Hadis ise hadislere önem verip hadisleri ihya etmemiz gerekiyor. Hadisleri kaynaklarıyla öğrenmek için sitemizi ziyaret edebilirsiniz. Kısa bir sürede Hadislerimiz Toplam 16,459 kere görüntülenmiştir. Bu sayı zamanla inşaallah milyonları bulacaktır.

Selametle...

10 Kasım 2009 Salı

Dua Zinciri

Dua Zinciri Oluşturmaya Ne Dersiniz ?

Selamün Aleyküm Arkadaşlar, Dua Günlüğü olarak adımıza yakışır bir uygulama başlatmak istiyorum. Dua zinciri yaparak birbirimize dua edelim inşaallah. Aşağıdaki yazıyı okuyunca birbirimize dua etmenin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.

Bu dua zinciri eline ulaşan kişi http://www.duagunlugu.com/2009/11/dua-zinciri.html adresine girsin ve duasını konumuza eklesin lütfen. Böylelikle bizden sonraki gelen herkese bir dua edelim. Örneğin 150 kişi dua etti. 151. gelen kişi inşaallah 151 kişinin duasından nasiplenecektir. Herkes benden sonraki gelecek arkadaşlara diyerek duasını etsin. Ağızdan etmemiz önemli fakat konuya yazarsak sizlerin şevkinden diğer arkadaşlar da şevklenecek ve güzel bir zincir olacak inşaallah. Aynı arkadaşlar defalarca girip girip dua yazabilir. Çünkü bu zincirde en sonda olmak daha makbul çünkü ne kadar dua varsa son girenlere edilecek. Tekrar tekrar edilmesi de hayır olacaktır inşaallah.

İlk duaya başlıyorum : "Allah'ım senin yolunda hayrı arayan arkadaşlarımıza yardım. Onları doğruluktan saptırma. Dünya ve Ahirette güzellikler ver. Hayırlı bir evlat, hayırlı bir eş, hayırlı rızk ve hayırlı bir ölüm nasip et. Benden sonra gelen arkadaşlarıma selam olsun. Allah ibadetlerimizi makbül eylesin. Amin"

MÜ'MİNLERİ BİRBİRLERİNE ETTİĞİ DUANIN ÖNEMİ

Cenab-ı Rabbül Alemin Hz. Musa’ya:

“Ya Musa bana günahsız bir ağızla dua et!” diye buyurdu.

Musa (a.s.):“Yarabbi bende öyle bir ağız yok ki, sana nasıl günahsız bir ağızla dua edeyim,” dedi.

Bunu üzerine Allah’ü Teala:

“Başkalarının ağzıyla dua et çünkü sen başkalarının ağzıyla günah işlemiş olmazsın, öyle hareket et ki diğer insanlar gece gündüz sana dua etsinler. Veya kendi ağzını temizle, Allah’ın (c.c) adı temizdir onu zikrederken ağız temizlenir,” buyurdu.


Ümmü Derda (ra)’dan rivayete göre, Resulullah (sav) efendimiz buyurmuştur:

دعوة المسلم لأخيه بظهر الغيب مستجابة عند رأسه ملك موكل، كلما دعا لأخيه بخير، قال الملك الموكل به، آمين و لك بمثل..


“Bir müslümanın, bir din kardeşine gıyabında yaptığı DUA kabul olunur. Başında vazifeli bir melek vardır. Kardeşine hayır DUA’da bulunduğu vakit, bu melek: ‘AMİN’ der. Ve: ‘Senin için de bir misli olsun’ der.” Müslim-Ebu Davud Tac c 5 s 210


Hadisin Tirmizi’deki metninde hafif bir değişiklik var ki şöyledir:

إن أسرع الدعاء إجابةً دعوة غائب لغائب..


“En çok kabul edilen dua, din kardeşin gıyabında yapılan duadır” Ebu Davud-Tirmizi: Tac c 5 s 211




Efendimiz (sav), Ömer (ra) umre yapmak üzere kendisinden müsaade almaya geldiğinde Resulullah (sav): (لا تنسانا يا أخي من دعائك) “Kardeşim bizi duandan unutma” diye kendisinden dua istemiştir. Hz. Ömer der ki: (كلمة ما يسرني أن لي بها الدنيا) “Bu, bir sözdür ki, bedelinde dünya verilseydi, o kadar sevinmezdim” buyurur. Ebu Davud-Tirmizi: Tac c 5 s 211



Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Bir Müslümanın din kardeşinin arkasından ettiği hayır dua kabul olur. O dua edince, bir melek, “Âmin, kardeşin için istediğinin aynısı sana da verilsin” der.) [Müslim, Tirmizi, İbni Mace]

(Allah ile arasında perde bulunmayan iki dua vardır. Biri mazlumun duası, diğeri de kişinin din kardeşinin gıyabında yaptığı duadır.) [Taberani]

29 Eylül 2009 Salı

En Güzel Duayı Bebekler Eder

Bu başlık biraz garibinize gitmiş olabilir. Bundan maksadımı izah etmeye çalışacağım. Tabi ki bu sözümüzden maksad normal insanlara kıyasendir. Peygamberler gibi yüksek mertebeli insanlar bahsimizden hariçtir.

Şimdi bir bebek düşünün. Daha ağzında dişleri yok. Annesini emen bir bebek. Konuşamaz, derdini tam olarak anlatamaz. Çünkü derdini anlatmaktan bile acizdir. İşte o anlamsız hareketleriyle bir şeyler anlatmak ister. Annesi onun acıktığını, altını pislettiğini, gazının olduğunu veya uykusunun geldiğini hemen anlar. Çünkü onun yavrusudur ve yavrusunu tanır.

Bebek yaşı büyüdükçe annenin ona karşı ilgisi azalır. Çünkü artık bebeklikten kurtulmuş ihtiyaçları azalmaya başlamıştır. Bazı şeyleri kendisi yapabilme kudretine erişmiştir. 15 yaşına gelmiş bir birey altını pisletmeyecek, yemeğini kendi yiyebilecek vs. gibi gelişim gösterecektir. Çocuk güç yetirdiği nispette annenin ilgisi azalacaktır.

O halde acziyet şefkati celbeder bir nitelik taşır. O yüzden acziyeti olanlara acır yardım ederiz. Oysa bize verilen bu duygu Allah'ın merhametinin 1/100nün insanlığa verilmiş halidir. Peki bu acziyete insan bu kadar ilgi gösterir de hakiki Şefik olan şefkati alemleri saran Erhamürrahim olan Allah ne kadar ilgi gösterir bir düşünün.

İşte bir bebeğin annesine gösterdiği acziyet o kadar saf ve içtendir ki o nispette annesinden ilgi görür. Biz insanlar aynı o bebek saflığında acziyetimizi içten ve saf bir biçimde Rabbimize sunsak O annelerimizden bile şefkatli olduğundan daha çabuk bizlere cevap verecektir.

Buradan bizim çıkarmamız gereken ders şudur. Dua'nın en makbülü acziyetin bilinerek yapıldığı duadır. Tıpkı bebekler gibi acziyetimizi bilerek dua etmektir.

Rabbimiz, bizlere annelerine acziyetini ifade eden bebekler gibi saf ve içten kendisine dua etmeyi, nasip etsin inşaallah.

Allah'a emanet olun.

Selametle...

Cihan KÜSMEZ

12 Eylül 2009 Cumartesi

Başkası için Dua Etmek Kendine Dua Etmektir

Selamün Aleyküm Arkadaşlar,

Günahkar insanların duası gafleti nisbetinde kabul olmama ihtimalinin yüksek olduğunu biliyoruz. Rabbimiz bizi bu durumdan şöyle kurtarmak istemektedir. "Bana günahsız bir ağızdan dua edin." Bunu söyleyen Peygamber Efendimiz'e (a.s.m) Sahabeler : "Ya rasulullah biz günahsız değiliz ki." Bunun üzerine Peygamberimiz (a.s.m) : "Mü'minin mü'mine duası günahsız bir ağızdan yapılmış gibidir."

Şimdi bunu dikkatle düşünelim. Bundan murat nedir acaba ?

Bakınız bu sırra paralel olarak Fatiha suresini gösterebiliriz. İyyake nabüdü ve iyya ... diye giden ayeti hatırlayın. nabüdü derken ibadet ederiz diye çoğul kullanırız. Oysa namazı yalnız kılarken abüdü demiyoruz. Burada bir çelişki var gibi dursa da dinimiz çelişkiden münezzehtir. İbadet ederim anlamına gelen abüdü yerine ibadet ederiz anlamına gelen nabüdü kelimesini söyleriz. Çünkü islam bizdeki eneden(benlik) kurtulup nahnüye (biz) geçmemizi ister. Yani her şeyi toplumla, halkla düşünmek esasındadır.

Bu bencillikten kurtarır nitelikteki nabüdü Peygamberimizin(a.s.m) hadisini tasdikler niteliktedir.

O halde bizler sık sık birbirimize dua etmeliyiz ki bencillik damarlarımız kırılsın. Bizler küs olduklarımıza dua etmeliyiz ki dualarımız daha makbul ve daha kıymettar olsun. Küs olduklarımıza ettiğimiz dualar inşaallah barışmaya dahi vesile olur.

Hele hele şu güzel Ramazan ayında birbirimize dua etmek ne güzeldir.

Rabbimiz bizleri duadan ayırmasın.

Selametle...

6 Eylül 2009 Pazar

Dua ve Şükür

Dua ve Şükür dinimizde çok önemli iki kavramdır. Kur'an-ı Kerim'in bir çok yerinde ne kadar az şükrediyorsunuz gibi ayetler zikredilmektedir. Diğer yandan yine Kur'an-ı Kerim'de duayı öven ayetler de mevcuttur.

Bir çok kişi tarafından şükür sadece nimete, başka bir değişle kendi lehine olan bir şeye karşı teşekkür etmek gibi algılanmaktadır. Çevremizde bir cenazede elhamdülillah diyeni az görürüz. (Şu güne kadar ben gördüğümü de hatırlamıyorum.) Ya da çok zina iftirası gibi ciddi bir iftiraya uğrayanın elhamdülillah dediği görmedik.

Bir islam alimi olan Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri eserlerinde : "Elhamdülillahi alel külli hal" diyor. Yani her durumda elhamdülillah. Biz bu şükrü öğrensek acaba her koşulda söyleyebilecek miyiz ? Nasıl evi soyulan biri bu sözü söyleyecek ?

Yine Gavsul Azam Evliyaların Babası Abdülkadir Geylani Hazretleri öyle bir makamda idi ki. Kendi için dua etmezdi. Onu edepsizlik olarak görmekteydi. (Bunu lütfen yanlış anlamayın ve uygulamaya kalkmayın riyaya ve hataya düşmek ihtimali var.) Nitekim Allah'tan gelen her şeye razı olan Nefs-i Kamile ulaşmış biri olarak sadece Allah'tan gelenlere şükrediyordu. Çünkü O Rabbini çok iyi tanıyordu. O'nun isteyeceklerini ve istediklerini Rabbi çok iyi bilirdi. Şükür'e duadan çok daha fazla zaman ayırıyordu.

Buradan bizlerin çıkarması gereken ders kesinlikle kendiniz için dua etmeyin demek değildir. Buradan çıkan ders: "Dua şükür ile taçlandırılmalıdır." Dua kendi başına olsa bazen menfaat için edilebiliyor. Eğer şükür ile taçlandırılsa sadece menfaat için edilen duayı keser ve sırf lillah için olan bir duaya kalbeder.

O halde dualarımızda şükür halinde olmamız gerektiğini unutmayalım.

Allah'a emanet olunuz.

Selametle...

Cihan KÜSMEZ